CANLAR43
Would you like to react to this message? Create an account in a few clicks or log in to continue.

Savaslari

Aşağa gitmek

Savaslari Empty Savaslari

Mesaj  canlar43 Perş. Ocak 17, 2008 1:58 pm

[color=blue]Bedir Savaşı

Hicret’in 2. yılında Hz.Muhammed’in yönettiği Müslüman kuvvetler, Ebû Süfyan’ın başında bulunduğu bir ticaret kervanına, Suriye dönüşünde Bedir’de bir baskın düzenlediler. Müslüman kuvvetler, karşı tarafı yenilgiye uğrattılar ve büyük ganimet elde ettiler. Bedir savaşı denilen bu ilk savaşta Müslümanların, Mekkeli müşriklere karşı kazandıkları zafer, Müslümanlara önemli bir moral kaynağı oldu.

Bedir savaşı; İslâmın-küfre, hakkın-bâtıla, adlin-zulüme, îmanın-îmansızlığa vurduğu ilk darbedir. Bedir savaşı, Kur’ân-ı Kerîm’de şu şekilde anlatılır:

“Karşı karşıya gelen iki cemaatte sizin için bir ibret vardı. Onlardan biri Allah yolunda vuruşanlar, diğeri ise kâfirlerdi. Onlar bunları gözleriyle kendilerinin iki misli kadar görüyorlardı. Allah dilediğini yardımı ile teyit eder (kuvvetlendirir). Bunda erbab-ı basiret (görenler) için bir ibret vardır.” (Âli İmrân 13. âyet)

Bedir savaşı ile ilgili olarak, Kur’ân-ı Kerîm’de ki diğer âyetler de şunlardır: Âli İmrân 123-128. âyetler, Enfal 5-19. ve 41-44. âyetler, Hacc 19. ve Ahzâb 23. âyetlerdir.


Uhud Savaşı

Bedir savaşından sonra Kureyşliler, bu yenilginin intikamını alma yollarını aramaya başladılar. Hicret’in 3. yılında, Ebû Süfyan komutasındaki üçbin kişilik bir kuvvetle, Müslümanlarla savaşmak için harekete geçtiler. Hz.Muhammed, düşmanı Uhud dağında karşıladı ve savaş başlamadan önce İslâm ordusuna bir tertip verdi. O sırada Kureyş ordusu da, İslâm ordusunun karşısında saf almıştı. Sonra şiddetli bir savaş başladı.

Müslümanlar, Hz.Peygamber’in emriyle taarruza geçmişlerdi. Hz.Ali’nin ve Hz.Hamza’nın hücumları karşısında, Kureyş ordusu tam bir bozguna uğramış ve Uhud dağına doğru kaçmaya başlamışlar, Müslümanlar da savaş ganimeti olarak yağmaya koyulmuşlardı. Bu sırada Hz.Peygamber’in tepeye yerleştirdiği ve kesin olarak bulundukları yerlerini terk etmemelerini, sıkı sıkı tembih ettiği okçular da, savaş kazanıldı diye yerlerini terk edip yağmaya koştular. Bu durumu gözetleyen ve uzaktan pusu kurup burayı ele geçirmeyi bekleyen Kureyş başkanlarından Halid bin Velid, okçuların azaldığını görünce derhal buraya hücuma geçti ve hepsini şehit ettikten sonra, Müslüman ordusuna arkadan saldırdı. Müslümanlar ansızın neye uğradıklarını şaşırdılar, ön saflarda bulunanlar geri döndüler ve arka saflarda duran kendi kardeşleri Müslümanları düşman sanarak, üzerlerine yürüdüler ve büyük bir bozguna uğradılar.

Bu arada Kureyşliler’den dört kişi Hz.Peygamber’i öldürmeye yemin etmişti ve bunlarda Hz.Peygamber’in bulunduğu yere saldırdılar. Hz.Peygamber’in çukura düştüğünü gören ve onun öldüğünü sanan müşrikler; “Abdullah oğlu Muhammed öldürüldü” diye bağrışmaya başladılar. Bu korkunç haberi duyar duymaz, Müslümanların şaşkınlıkları bir kat daha arttı. Bu sırada İslâm ordusunda tam bir bozgun başlamıştı. Müslümanlar taraf taraf kaçıyorlardı.

O sırada savaş meydanında savaşmakta olan Hz.Ali, kulağına “Muhammed öldü” sesi gelince, hemen Hz.Muhammed’in olduğu yere yöneldi, çukur yeri gördü ve üzerindeki Ebû Deccâne’nin delik deşik olan cansız vücudunu, Hz.Muhammed’in üzerinden kaldırdı. Hz.Muhammed yorgun ve mecalsizdi. Hz.Ali, Hz.Peygamber’i çukurdan çıkardı. Bütün sahâbelerin darmadağan oluşu, Hz.Peygamber üzerinde büyük bir etki bırakmıştı.

Hz.Ali’ye:
“Ya Ali!.. Ne oldu ki, sen ötekiler gibi kaçmadın” diye buyurdu.
Hz.Ali:
“Ey Tanrı’nın elçisi, ben dâimâ seninle birliğim” diye cevap verdi.

Hz.Ali’nin o gün göstermiş olduğu kahramanlık olağanüstü idi. Hz.Ali, Hz.Peygamber’i muhakkak bir ölümden kurtarmıştı. Kendisi de 16 yara almıştı. Bu sebeple Hz.Peygamber o gün Hz.Ali için şu meşhur hadîsi söylemiştir:

“Lâ feta illâ Ali, Lâ seyfe illâ Zülfekâr”
(Anlamı: Ali’den başka kahraman yoktur, Zülfekâr’dan üstün kılıç yoktur.)

Uhud savaşı’da Kur’ân-ı Kerîm’de şu şekilde anlatılır:

“(121) Hani sen kıtâl (savaş) için mü’minlere bir mahal tertip etmek üzere bir sabah ailenin arasından ayrılmış idin. Allah sözlerinizi işitir, niyetlerinizi hakkıyle bilir. (122) Hani sizlerden iki fırka korkup kaçmak istedilerdi. Allah onların yârlarıdır, neye kaçsınlar. Mü’minler Allah’a mütevekkil olsunlar.” (Âli İmran 121-122. âyetler)

color]
canlar43
canlar43
Admin

Mesaj Sayısı : 263
Kayıt tarihi : 04/01/08
Yaş : 50

https://canlar43.yetkin-forum.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Sayfa başına dön

- Similar topics

 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz